DUMA DUMA DUM REFERANDUM!!!
DUMA DUMA DUM REFERANDUM!!!
Harbiden böyle oldu bu sefer; kim kime duma duma bir referandum oldu. Halkın ancak % 46’lık bir kısmının onayı ile ( maalesef demokrasiler matematik bilmez) kabul edilen nur topu gibi bir anayasamız oldu, hayırlı olsun. Şimdi en çok merak ettiğim konu şu; bu top neremizde patlayacak?
Tayip efendi artık çok daha güçlü. Göreceksiniz – ki ben dün gece yarısı ilkine şahit oldum- muhalefet de çark edecek artık. Hani derler ya bükemediğin eli öpeceksin. Hoş bu sefer bu el öpme seremonisi ne kadar onurlu olur onu bilemem ancak olacak olan bu. Bu paragrafı ne kadar üzüntü ile yazdığımı tahmin dahi edemezsiniz.
Gerçi hukukçularımız daha iyi bileceklerdir ancak sanırım bugünden itibaren var olan sistemimizde şöyle bir ufak!! tespit yapabiliriz: Türkiye Demokrasisi “Kuvvetler Ayrılığı” ilkesinden vazgeçip “Kuvvetler Birliği” ilkesini benimsemiştir. Hakikaten çok ufak bir ayrıntı.
Şimdi Tayip efendi 1980 model darbecilerin önündeki “yargılanamaz” engelini kaldırdı. Binlerce insanın devlet kucağında kayboluşunun/ölümünün hesabını soracak!! Yahu, efendiler bu millet o kadar da aptal değil ki bunu yutsun diyeceğim ama Aziz Nesin bana güler diye sesimi çıkarmıyorum. Kolay değil oy kullanan seçmenin %52’si, toplam seçmen hesabının ise % 46’sı yuttu bu numarayı. Gül Aziz Nesin, gül!
Hele işin bir de BDP tarafı var ki sözüm ona demokrasiye en çok aç olan taraf onlar. Doğru kendi seçmenin iradesini ipotek koyan bir demokrasi anlayışı var onların. Bu arkadaşlar referandumun “kim kime” sorusu altında ezildiler. Erbakan’ın sözleri ile yolcu edelim onları bu sefer ki demokrasi durağından: “Hadi oradan, hadi oradan”
Referandumun bir de “dum duma” yanı oldu. Bu tarafı da sayın Kılıçdaroğlu doldurdu sağolsun. Kendisi adını Türk Siyasetine oy kullanmayı beceremeyen bir genel başkan olarak yazdırdı. Kendisi seçmenden özür diledi, biz de ondan özür dileyelim, kusura bakmasın lütfen kendi işini dahi organize edemeyen bir genel başkan olabileceğini hiç kimse hesap edememişti.
Kapatın gözlerinizi ve arkanıza yaslanın, biraz acı duyacaksınız ama zevk almaya bakın. Artık emniyet kilidi bulunmayan bir tabancanın namlusunda yaşayacaksınız.
Henüz geridönüş yok.