Tayyip’in Seçimi
Bugün biraz etraflıca düşünelim. Son birkaç haftadır yaşanılanları derleyip toplayıp, bunları üzerinden konuşalım. Bakalım ortaya ne çıkacak. Önümüzde yapılacak bir genel seçim var ve tüm bu yaşananlar ışığında seçimlere dair bir öngörümüz olsun.
Deniz Baykal çok dramatik bir şekilde görevini Kemal Kılıçdaroğlu’na devretti. Kılıçdaroğlu sol için büyük umut vaat ediyor. Nerede ise tüm solun üzerinde hemfikir olduğu, buluştuğu bir isim. İktidar hedefi çok ciddi.
AKP’nin Anayasa değişikliği, iptal istemiyle Anayasa Mahkemesinde. Ve mahkeme bu talebi görüşmek için kabul etti. 5 Temmuzda görüşünü açıklayacak.
Türkiye Brezilya ile birlikte yürüttüğü diplomatik çalışmalar ile İran’ı Nükleer takas anlaşmasına ikna etti. Bu Ortadoğu için çok önemli bir gelişme. Bu anlaşmada Türkiye’nin yardımcısının Brezilya olması ayır bir ilginçlik ama konumuz bu olmadığı için buna değinmeyeceğim. Bu arada önemli olan anlaşmanın imzalanmış olması. Amerika anlaşmaya rağmen hala ciddi endişeleri olduğunu açıkladı.
Filistin’e yardım taşıyan Mavi Marmara adlı gemiye İsrail saldırdı. Dokuz kişi hayatını kaybetti. Yardım Filosunda ve saldırıya uğrayan gemilerde birçok ülke vatandaşı olduğu halde en sert tepkiyi Türkiye’deki AKP hükümeti gösterdi. Neredeyse tüm Arap ülkelerinde Erdoğan bir kahraman oldu.
BM, İran’a yaptırımlar uygulanması konusunda anlaştı. Oylamada karşı görüş bildiren sadece iki ülke vardı. Türkiye ve Brezilya. Türkiye’nin karşıt oy kullanmasının ardından ABD hemen bir üzüntü ve hayal kırıklığı açıklamaları dizisine başladı. İran ise desteklerinden ötürü Erdoğan’a teşekkür etti.
Ve sonuç olarak ülkede bir eksen tartışması başladı. Acaba Türkiye yüzünü doğuya mı dönüyordu? Siyasi birlikteliklerden, ekonomik yeterliliklere kadar bir düzine şey tartışılmaya başlandı. Ama ortada bir eksen kayması yok. Yaşanıla gelenlerin tümü bir seçim yatırımı oysa. AKP’nin son hamlesi.
AKP iktidarı her zaman ABD tarafından desteklendi. Çünkü Türkiye’de siyasal olarak bir istikrar bugüne kadar ABD’nin işine geliyordu. AKP, ABD için misyonunu tamamladı ve artık bundan sonrası için ABD çıkarlarına tehlike oluşturabilecek durumda. Bu yüzden ABD desteğini çekti ve artık Türkiye’de başka bir iktidarı istiyor. Bu durum Erdoğan’a son iki Amerika ziyaretinde tebliğ edilmiş olacak ki, AKP kendisine yeni bir destek arayışına girdi. AKP’nin yeniden iktidar olabilmesi için çok ciddi siyasi ve ekonomik desteğe ihtiyacı var. ABD, AB’ne karşı Rusya kozunu oynuyor ve bu da Avrupa’nın AKP’yi desteklemesine engel. AKP için tek şans Doğu ülkeleri idi ve o da bunu kullanıyor.
AKP’nin Amerika için çok tehlikeli olan Ortadoğu’da oynaması ABD’yi fazlası ile endişelendirmekte ve bu endişenin gereği olarak ABD’yi Türkiye’de yeni bir iktidar gücünü desteklemeğe zorlamakta. Şüphesiz ABD’nin desteği olmadan seçimi kazanmak çok zor.
Peki, ABD Türkiye’de nereyi destekleyecek? Bana kalırsa ABD bu seçimlerde bir CHP – MHP koalisyonunu destekleyecek. Ülkede yaşanılan süreç şimdilik bunu işaret etmekte. Bu durum ABD harici odakların hangi oranda AKP’yi destekleyecekleriyle alakalı olarak koalisyona AKP’yi de dahil edebilir. Ama asla AKP’nin tek başına bir iktidarından söz edemeyiz. Çünkü bu gerçekleşirse Amerika Ortadoğu’da çok ciddi bir açmaza girmiş olacak.
Türkiye’de yapılacak olan seçim aynı zamanda ABD’nin Ortadoğu’daki planlarının da başarılı olup olamayacağının bir göstergesi olacak. Zaman işlemeye başladı bakalım sonuç kimin lehine olacak? Kazanan kim olacak?
Henüz geridönüş yok.